Yaz; kışın iple çekilen ve sorumluluklarımızın nispeten daha az olduğu zaman dilimi. Yaz zamanın fazlalığı açısından ne kadar kıymetli olsa da bir o kadar da tehlikeli bir yönü var. Farklı farklı planlar ve umutlarla başlayan yazımız sistemsizlik veya yanlış methodlar sebebiyle hayal kırıklığıyla sonlanabilir. Bu sebeple insanların fazlaca dinlendikleri ve çalışmadıkları bir dönemde çaba göstermeyi başarabilirsek hayallerimize ulaşma yolunda çok önemli bir ilerleme elde edebiliriz.

Neden Çalışmalıyız?

Özellikle üniversite sınavına hazırlanan öğrenciler için bu zaman çok değerli. Yazın sonunda belli konulara hakim, konu yükünün bir kısmını üstünden atmış ve çalışma disiplinini oluşturmuş öğrenci 12.sınıfa sınav temposuna hazır ve motivasyonu yüksek bir şekilde başlayacaktır. Bunu kendim tecrübe etmiş biri olarak söylüyorum. Sınava hazırlanırken yazın yaptığım çalışmalar sınavda yaptığım netleri ileri bir noktaya taşımıştı.

Yazın ders çalışmak veyahutta yazı verimli geçirmek hususunda yapılabilecekler sadece üniversite sınavına girecek olan öğrencileri kapsamıyor. Her dönemden öğrenci yazı çeşitli şekillerde verimli hale getirebilir. Sonuçta önemli olan iradeli ve sistematik bir şekilde bu zamanı değerlendirebilmek.

Zaman Yönetimi ve Planlama

Ne ironiktir ki, insan en müsait olduğu zamanda fıtratı sebebiyle en fazla zaman kaybı yaşar. Bu yüzden yazın zamanı daha da dikkatli yönetmeli ve planlı bir şekilde ilerlemeliyiz. Bunun için ilk önerim somut hedefler belirlemek olacaktır. Yarın ders çalışacağım, kitap okuyacağım, egzersiz yapacağım gibi genel ifadeler kullanmak yerine spesifik olarak bir plan yapmak daha faydalı olacaktır. Örneğin belli bir konuyu çalışıp o konunun çözeceğiniz testlerini belirlemek gibi. Bu şekilde belirlenen hedefler işe başlama ve sonlandırmak için gereken motivasyonu sağlayacaktır.

Bir diğer önemli nokta da pazartesiyi beklememektir. Yapacağınız plana hemen bugün başlamalısınız. Ufak zaman dilimleri bile küçümsenmemeli. “Qui spernit modica paulatim decidet” bu Latince söz aslında bu konuya çok uygun düşüyor: “Küçük şeyleri küçümseyen yok olmaya mahkumdur.”

Harekete Geçmek

Planımızı yapıp hedefimizi oluşturduğumuzda oluşan motivasyon enerjisiyle işimize başlamazsak bu süreç anlamını yitirir. Bu enerjiyi kullanıp harekete geçmeliyiz. Ancak bu süreçte başlamaktan daha önemli olan nokta bitirmektir. Zira en fazla zaman kaybettiren işler başlanıp bitirilmeyen işlerdir. Bu durum tembellikten daha tehlikelidir çünkü yarım bırakılan işler sizi o işten soğutur ve isteksizliğe neden olur. Zamanında ve layıkıyla bitirilen iş, ajandanıza attığınız bir tik işareti ise insana mutluluk ve rahatlık verir. Eğer harcamamız gerekenden fazla zaman harcarsak o işi bitirsek dahi bu mutluluğu yaşayamayız.

Harekete geçip adım adım ilerlediğimizde ise yaz dönemi çalışmamızı kalıcı bir alışkanlık haline dönüştürebiliriz. Buradaki anahtar kelime; süreklilik.

Zihinsel çalışma için sadece düzenli olmak değil süreklilik de önemlidir. Keramet uzun soluklu sabırda gizli. Bütün büyük işler uzun sabrın neticesinde gelmiştir. Newton yerçekimi kanununu sürekli düşündüğü için bulmuştur. Lacordaire şöyle diyor; eğer vazgeçmezsek zamanla neler yapabileceğimizi tahayyül bile edemeyiz… Sarf edilen düzenli ama sürekli çaba sonuçta ulaştığı eserin büyüklüğü yanında çok mütevazı kalır.

-Jules Payot

Bu hususta Aix-Marseille Üniversitesi rektörü Jules Payot’un “İrade Terbiyesi” adlı kitabındaki bu bölüm 1893 yılındaki öğrenciler için yazılmış olsa da günümüzü bu kadar iyi yakalamış olması oldukça şaşırtıcı. Payot keskin gözlemlerini ve tavsiyelerini öğrencilerin çalışma disiplinini oluşturmalarına yardım etmek için kaleme almış. Bu yazıya da ilham olan bu kitabı okumanızı tavsiye ederim.

Buraya kadar gelip yazıyı okuduysanız çok teşekkür ederim. Aklınızdaki soruları, düşüncelerinizi, eleştirilerinizi yorum olarak yazabilirsiniz. Üretken bir yaz dileğiyle…

Share: